almanya'da kiralık ev bulma cinneti

valla buraya geldiğimden beri en çok psikolojimi bozan şey sanırım bu ev arama süreci oldu. hani türkiye'deyken emlakçı komisyonu çok falan diye dertlenirdik ya, meğer cennetteymişiz. burada emlakçıya para vermek en küçük derdin oluyor çünkü önce o evin kapısından içeri adım atabilmen gerekiyor. berlin'de, münih'te veya stuttgart'ta yaşıyorsanız zaten geçmiş olsun. üyeliği alıp telefon başında pusuda beklemekten parmaklarım aşındı. ilanın düştüğü ilk 30 saniyede mesaj atmazsanız o ev gidiyor, şaka değil. bir keresinde kreuzberg'de bir ev görmeye gittim, kapıda 40 kişi kuyruk olmuştu. sanki bedava ekmek dağıtılıyor, alt tarafı 45 metrekare bir 1+1 daire. , son üç ayın maaş bordroları, iş sözleşmesi, eski ev sahibinden borcu yoktur kağıdı derken resmen bir hazırlayıp cv bırakır gibi ev başvurusu yapıyoruz. bazen kendimi mülakatta gibi hissediyorum; neden bu evi istiyorsunuz, hobileriniz neler, enstrüman çalıyor musunuz gibi saçma sorularla muhatap oluyorsunuz. ulan altı üstü kira ödeyip oturacağım, alt tarafı yapıp hayata karışacağım ama yok, sistem seni bezdirmek üzerine kurulu. (bkz: ) zaten yeterince yorucu, bir de üstüne barınma krizi eklenince insanın türkiye'ye dönüp sahil kasabasına yerleşesi geliyor. siz de benim gibi 100 yere başvurup 2 tane bile gel bir evi gör cevabı alamayanlardan mısınız yoksa şanslı azınlıktan mı?
yine mi ben8 Eki 2026 07:11