almanya'da iş hayatındaki vitamin b gerçeği

senelerdir buradayım, kaç tane mülakata girdim, kaç tane red yedim sayısını unuttum. hani hep (bkz: ) başlığı altında "almanca bilmesen de olur, berlin'de ingilizce ile her kapı açılır" deniyor ya, o işin sadece vitrin kısmı. gerçekten iyi bir pozisyona, sağlam bir şirkete kapağı atmak istiyorsan olay dönüp dolaşıp o meşhur yani bağlantılara geliyor. bizim türkiye'deki torpilin biraz daha kurumsallaşmış, "referans" adı altında meşrulaştırılmış hali bu. geçen sene münih'te bir teknoloji firmasına başvurdum. cv'm canavar gibi, almancam c1, tecrübe gırla. haftalarca ses çıkmadı. sonra bir arkadaşım "dur ben içerideki ik müdürünü tanıyorum, senin cv'yi elden vereyim" dedi. iki gün sonra görüşmeye çağrıldım, bir hafta sonra da teklif aldım. sistem liyakat üzerine kurulu gibi görünse de, o ilk kapıyı açan şey hep birinin "ben bu kişiye kefilim" demesi oluyor. bir de tabii o bitmek bilmeyen saplantısı var. eski iş yerinden aldığın o referans mektubu, senin kod yazma yeteneğinden veya satış becerinden daha kıymetli görülebiliyor bazı geleneksel alman devlerinde, örneğin siemens veya bmw gibi yerlerde. yani diyeceğim o ki, buraya gelirken sadece diplomanıza değil, kuracağınız network'e de yatırım yapın yoksa o linkedin başvuruları kara delikte kaybolup gidiyor.
nick bulamadim9 Eki 2026 08:16