kanada'da mahalle rinki ve buz pateni dostlukları
toronto'ya ilk taşındığımda o meşhur soğuklar başlayınca eve kapanırım sanmıştım ama mahalledeki sayesinde bütün kışım şenlikli geçti. leslieville taraflarında otururken mahallenin küçük bir açık hava buz pisti vardı. her pazar günü elinde olan kim varsa oraya damlıyordu. ilk gittiğimde sadece kenardan izliyordum, doğru düzgün durmayı bile beceremezdim çünkü. yanıma seksenlerinde bir teyze gelip "don't worry dear, we all started like this" diyip elimden tutmasıyla başladı her şey. insanlar burada gerçekten bir şeyleri paylaşmayı seviyor. o pistin kenarında kurulan derme çatma masalarda kimisi evden termosla getirdiği sıcak çikolatayı paylaşıyor, kimisi de koyuyor ortaya. (bkz: ) başlığında da dendiği gibi, devletin bu sosyal alanları desteklemesi bence bu ülkenin en büyük artısı. bir bakıyorsun yanındaki adam üst düzey bir avukat, öbürü belediyede çöpçü ama ikisi de buz üstünde düşen çocuğa aynı anda yardım ediyor. geçen hafta mahalle grubunda bir potluck yemeği organize ettiler. herkes kendi kültüründen bir şeyler getirdi. ben bir tepsi mercimek köftesiyle gittim, insanlar kapış kapış yedi. o akşam sadece yemek yemedik, mahalledeki güvenlik sorunlarından tutun da en iyi hangisi diye bir sürü şey konuştuk. türkiye'deki eski komşulukları aratmayacak bir samimiyet yakaladığımı hissediyorum bazen. bu tip küçük yerel topluluklar insanı gurbette hissetmekten gerçekten kurtarıyor.
arda toronto24 Eyl 2026 07:53