hollanda'da plansız bisiklet rotalarının güzelliği

buraya ilk taşındığımda her yerin dümdüz olması ve bitmek bilmeyen rüzgar beni biraz korkutmuştu ama ne zaman ki altıma bir çektim, o zaman işin rengi değişti. geçen hafta sonu canım sıkıldı, utrecht'ten çıktım yola. elimde telefon navigasyon falan yok, sadece o meşhur denilen numara sistemini takip ederek rastgele ilerledim. vecht nehri boyunca pedal çevirirken karşıma çıkan manzaralar gerçekten şaka gibiydi. hani o kartpostallarda gördüğümüz yel değirmenleri, kanalların kenarına dizilmiş o özenli, minicik bahçeli evler, her yerden fırlayan tavşanlar ve ördekler... bir ara kendimi kasteel de haar'ın hemen yanındaki yollarda buldum. insanın ruhu dinleniyor resmen. türkiye'de yaşarken doğa gezisi demek genelde uzun bir araba yolculuğu, trafik stresi ve park yeri arama eziyeti demekti. burada ise sadece kapının önünden atlıyorsun bisiklete, on dakika sonra kendini bir masalın içinde buluyorsun. en sevdiğim yanı da o yol üstü durakları. loenen aan de vecht civarında mola verip bir ve kahve içmenin keyfi bambaşka. insanlar çok güler yüzlü, yanından geçerken "hoi" deyip gülümsüyorlar. o an anlıyorsun ki hayat sadece iş-ev döngüsünden ibaret değilmiş. . bu sakinlik, bu ulaşılabilir huzur insanın içindeki o metropol stresini resmen söküp alıyor. (bkz: ) başlığında anlatılan o özgürlük hissinin bir benzerini ben burada iki teker üzerinde, tarlaların arasından geçerken yaşıyorum. yerleştiğimden beri kendime yaptığım en büyük iyilik bir bisiklet alıp bu rotaları keşfetmek oldu.
zeynep asisi27 Eyl 2026 19:20