hollanda'da iş görüşmesindeki o aşırı dürüstlük

buraya ilk geldiğimde amsterdam'da bir teknoloji firmasıyla görüşüyorum, her şey süper gidiyor. teknik mülakatı geçtim, son aşama artık dedikleri o garip olay. adamlar bana "bizce sen bu pozisyon için biraz fazla hırslısın, biz burada akşam 5'ten sonra kimseyi bulamazsın, herkes çocuğunu okuldan almaya gider, sen burada mutsuz olursun" dediler. türkiye'den gelen ve mesaiye kalmayı lütuf sanan biri olarak "valla mı ya?" diye kalmıştım. gerçekten de olayı şaka değil. linkedin üzerinden bir işe başvurduğunuzda eğer uymuyorsanız "abi sen çok iyisin ama bizim ekiple uyuşmazsın" diye çat diye yüzünüze söylüyorlar. öyle "biz sizi sonra ararız" diyip aylarca bekletme huyu pek yok. özellikle eindhoven taraflarında, o bölgesindeki şirketlerde bu dürüstlük daha da bir tavan yapmış durumda. bir de mülakatlarda maaş konuşmak türkiye'deki gibi ayıp ya da tabu değil. adamlar direkt "brüt şu kadar veririz, ile eline bu geçer, işine geliyorsa gel" modundalar. her şey şeffaf ama bazen bu dürüstlük kırıcılığa kadar gidebiliyor. mesela sunum yapıyorsun, patron "bu çok kötü olmuş, hiç beğenmedim" diyebiliyor herkesin içinde. kişisel algılamamak lazım ama alışmak zaman alıyor. bu dürüstlüğe alışınca türkiye'deki o politik, arkadan dolanan iş kültürüne dönmek imkansız gibi bir şey oluyor. (bkz: ) da bu şeffaflığın başka bir boyutu bence.
ismail korsan24 Eki 2026 07:16