amerika'da buy nothing grupları ve mahalle dayanışması
yıllardır burada yaşayan biri olarak beni en çok şaşırtan ve sevindiren şeylerden biri kesinlikle kültürü oldu. türkiye'de eşyayı genelde sonuna kadar kullanıp sonra belki birine veririz ya da atarız ama burada işler çok daha farklı ve zarif yürüyor. seattle tarafına ilk taşındığımda ev bomboştu, eşya bakarken yan komşum "şu gruba üye olsana" dedi. olay şu; facebook üzerinden tamamen mahalle bazlı gruplar kuruluyor. kural basit, hiçbir şey satamazsın, sadece karşılıksız verebilirsin veya ihtiyacın olan bir şeyi isteyebilirsin. ilk başta kesin işe yaramaz şeyler veriyorlardır diye düşündüm ama bir baktım tertemiz mikserden tut, çocuğun bir ay giyip küçüldüğü marka ayakkabılara kadar her şey dönüyor. ben de geçenlerde artık kullanmadığım dağ bisikletimi verdim, alan çocuk o kadar sevindi ki kapıma bir paket kurabiye bırakmış teşekkür notuyla. insanlar sadece eşya da paylaşmıyor. bazen "yarın taşınıyorum, iki saat yardıma ihtiyacım var" diyen çıkıyor, hop üç kişi yardıma gidiyor. ya da bahçesinde fazla domatesi olan "gelin toplayın" diye konum atıyor. tüketim çılgınlığının merkezinde böyle bir döngüsü görmek insana gerçekten moral veriyor. (bkz: ) başlığında da benzer bir dayanışma ruhu var ama bu birebir komşunla kurduğun bağ açısından bambaşka. evdeki fazlalıklardan kurtulurken bir yandan da mahalleliyi tanımış oluyorsun, yabancılık hissini acayip azaltan bir durum. hani o filmlerdeki komşum geldi turta getirdi klişesinin modern ve çok daha işlevsel versiyonu bu bence. en azından benim yaşadığım yerde sistem tıkır tıkır işliyor.
shadow zenith29 Eyl 2026 07:45