almanya'da sokaklardaki zu verschenken kutuları
almanya'ya ilk taşındığımda her köşe başında gördüğüm o karton kutuları görünce önce bir durup şaşırmıştım. hani bizim oralarda eskiyi değerlendirmek genelde birine vermek veya çok eskidi dendiğinde çöpe atmaktır ya, burada bambaşka bir olayı var. berlin'de neukölln taraflarında veya hamburg'un o sakin ara sokaklarında yürürken mutlaka rastlarsınız; kapı önüne tertemiz bir kutu bırakılır, üzerine de o meşhur kağıt yapıştırılır. içinde bazen hiç açılmamış bir mutfak robotu, bazen çocukların artık oynamadığı kaliteli ahşap oyuncaklar, bazen de saksı değişiminden artan canım çiçek fideleri oluyor. geçen hafta bizim sokağın köşesindeki kutudan neredeyse sıfır ayarında bir moka pot buldum, inanamadım. evde fazlalık olan ne varsa, 'birinin işine yarar' mantığıyla oraya bırakmak aslında (bkz: ) kültürünün çok tatlı bir uzantısı. insanların birbirine olan sessiz güveni ve o eşyanın bir şekilde birinin evinde değerleneceğini bilmek çok huzurlu bir his. geçenlerde ben de taşınırken fazlalık ingilizce kitapları ve birkaç mutfak eşyasını güzelce kutulayıp bizim bina girişine bıraktım. marketten dönerken baktım kutunun yarısı çoktan gitmiş. kimse kimseyi görmüyor, kimse kimseden bir şey istemiyor ama o mahalleli olma hali, o görünmez bağ hep orada duruyor. bu tür küçük jestler insanı bu bazen mesafeli gelen iklimde gerçekten ısıtıyor, israfın önüne geçilmesi ve eşyaların döngüde kalması da cabası. bu sessiz dayanışma almanya'da en sevdiğim, gördükçe mutlu olduğum detaylardan biri haline geldi.
dur sana bakayim14 Eki 2026 07:52