ingiltere'de ehliyet çevirme ve trafik mevzuları
buraya ilk taşındığımda "aman canım türkiye'den ehliyetim var, bir sene sürerim sonra bakarız" diyerek geçiştirdiğim ama yumurta kapıya dayanınca uykularımı kaçıran mevzu. türkiye ehliyetiyle burada sadece 12 ay araç kullanabiliyorsunuz, o süre dolmadan almanız şart. ama öyle "vereyim türkiye ehliyetini, alayım ingiliz ehliyetini" gibi bir dünya maalesef yok, sıfırdan sınava girmek gerekiyor. ilk adım postaneye gidip alıp kurumuna göndermek. pasaportunuzu veya kartınızı da yollamanız gerekiyor ki bu kısım biraz gerici, insan kimliksiz kalmaktan korkuyor. birkaç haftaya geliyor, artık resmi olarak adaysınız. sonraki aşama . bunun içindeki kısmı tam bir sabır testi. ekranda beliren tehlikeleri doğru zamanda tıklamanız lazım, çok erken basarsan saymıyor, geç kalırsan puan gidiyor. direksiyon sınavı ise türkiye'deki "iki duba arası park et gel" mantığından fersah fersah uzak. adamlar güvenli sürüşe, aynalara bakma sıklığına ve özellikle yani ada giriş çıkışlarına aşırı takık. sinyal vermeden şerit değiştirmek ya da adada yanlış şeritte kalmak anında kalma sebebi. hoca yan koltukta sessizce not alırken o gerilimi iliklerinize kadar hissediyorsunuz. bir de trafik kültürü çok farklı. herkes aşırı sabırlı, korna sesi duymak neredeyse imkansız. yollar daracık, özellikle londra dışındaki köy yolları falan tam bir macera. daracık yolda karşıdan gelenle bakışıp kim kime yol verecek diye beklemek işin raconu olmuş. hız sınırlarına da dikkat, her yer dolu, şakası yok. ehliyeti alana kadar harcanan pound'lara mı yanayım, uykusuz gecelere mi bilemiyorum ama cüzdanda o pembe kartı görünce gelen rahatlama paha biçilemez.
tundra solace15 Eyl 2026 01:17