amerika'daki buy nothing grupları

amerika'ya ilk taşındığımda ev bomboşken karşılaştığım ve hala hayranlık duyduğum o muazzam dayanışma kültürü. buradaki mahallelerde facebook üzerinden örgütlenen denen oluşumlar var. ilk başta 'kesin işe yaramaz eski püskü şeyleri atıyorlardır' diye düşünmüştüm ama içine girince yanıldığımı anladım. olay tamamen karşılıksız verme üzerine kurulu. kimse kimseden kuruş talep etmiyor, takas bile yapmıyorsunuz; sadece ihtiyacınız olanı istiyor veya elinizdekini veriyorsunuz. geçen ay mutfağı düzenlerken hiç kullanmadığım o devasa stand mikserini grupta paylaştım. iki sokak ötedeki bir anne 'kızımın doğum günü pastasını yapacağım, çok işime yarar' diye yazdı. kutusuna koyup kapının önüne bıraktım, buna da burada deniyor. o kadının mikseri alırken bıraktığı küçük teşekkür notu ve sonrasında gönderdiği pasta fotoğrafı, o güne kadar hissettiğim 'bu koca ülkede yalnızım' hissini bir anda sildi attı. aynı gruptan neredeyse hiç kullanılmamış bir ve harika bir kitaplık da ben aldım. sadece eşya devridaimi değil, resmen bir güven tazeleme platformu gibi. insanlar bitkisinden çelik veriyor, fazla pişirdiği yemeği paylaşıyor. geçenlerde biri 'elimde fazla ampul var, ihtiyacı olan gelsin alsın' diye geçti, mahalleli beş dakikada halletti. özellikle (bkz: ) sonrası o büyük yalnızlığı hisseden bünyeye bu mahalle içi sıcaklık çok iyi geliyor. parayla her şeyi satın alabileceğiniz bir ülkede, bir şeylerin hala sadece komşuluk adına bedelsiz dönmesi gerçekten umut verici. bu tip gruplar genelde aşırı lokal olduğu için gerçekten güvenilir hissettiriyor. her şeyin tüketim üzerine kurulu olduğu bu coğrafyada böyle bir anti-tüketim vahası bulmak inanılmaz bir keyif benim için.
ozan aslan20 Eki 2026 12:42