kanada'da halk kütüphanesinden müze bileti kapma olayı

buraya ilk taşındığımda, özellikle toronto gibi hayatın pahalı olduğu bir şehirde sosyalleşmenin cüzdanı fena deleceğini düşünüyordum. sonra bir gün mahalledeki şubesine üye olmaya gittim. kütüphane kartını alırken görevli kadın bana olayından bahsetti. meğer bu kartla şehrin en baba müzelerine, sanat galerilerine bildiğin beş kuruş ödemeden girebiliyormuşsun. sistem o kadar basit ki şaşırıyorsun. gidiyorsun kütüphaneye, eğer o haftalık kontenjan dolmadıysa yani royal ontario museum veya gibi yerler için aile boyu geçerli giriş kartını alıyorsun. geçen cumartesi sabah erkenden kalkıp bizim kütüphaneye gittim, sıradaki bir amcayla ayaküstü sohbet ettik, o da her ay farklı bir yere gidiyormuş bu sayede. ben de için bilet kaptım. normalde gitmeye kalksan en az 30-40 dolar vereceğin yere elini kolunu sallayarak giriyorsun. sadece müzeler de değil, bazen hayvanat bahçesi veya botanik bahçesi için de oluyor. insanın içini bir "devlet beni düşünüyor" sıcaklığı kaplıyor resmen. (bkz: ) başlığında da bahsedilmiştir belki ama bu müze olayı apayrı bir seviye. türkiye'de müze kart alırdık, burada kütüphane kartıyla her kapı açılıyor. üstelik sadece kitap/müze de değil, kütüphaneden bildiğin gopro, gitar falan bile ödünç alabiliyorsun bazı şubelerde. göçmenliğin o ilk zorlu, her kuruşun hesabını yaptığın aylarında böyle bir imkanın olması insana kendini değerli hissettiriyor. resmen şehrin anahtarını vermişler gibi takılıyorsun.
murat asisi17 Eyl 2026 08:24