kanada'da mahalle dayanışması ve community garden kültürü

toronto'ya ilk taşındığımda, o meşhur (bkz: ) meselesinden çok korkuyordum. ama danforth taraflarında yaşamaya başlayınca işlerin hiç de öyle olmadığını gördüm. bizim sokağın sonunda küçük bir var. geçen yaz merak edip "ben de bir şeyler ekebilir miyim?" diye sorunca hayatımın en samimi arkadaşlıklarından birinin kapısı açıldı. burada işler sadece domates, biber ekmekle yürümüyor; bildiğin bir mahalle ekosistemi kurulmuş durumda. yan parselimde yetmiş yaşındaki emekli öğretmen margaret var, hemen diğer yanda ise brezilya'dan yeni gelmiş bir çift. margaret bana kanada ikliminde hangi ayda neyin yetişeceğini öğretirken, ben de ona bizim meşhur domates kurutma yöntemlerini anlattım. geçen ay bahçe sezonunu kapatırken devasa bir yaptık. no frills'den aldığım malzemelerle koca bir tepsi mercimek köftesi yapıp götürdüm, millet bayıldı. o gün anladım ki, o "soğuk kanadalı" imajı aslında sadece doğru anahtarı bulana kadar geçerliymiş. insanlar gerçekten birbirine karşı inanılmaz nazik. bir gün bahçede belimi incittiğimde, tanımadığım üç komşumun gelip benim parseli çapalaması ve ertesi gün kapıma ev yapımı çorba bırakmaları beni gerçekten duygulandırdı. türkiye'deki o eski mahalle sıcaklığını toronto'nun göbeğinde, hiç beklemediğim bir anda bulmak buraya olan aidiyetimi perçinledi. (bkz: ) gibi bu tarz topluluk alanları da aslında sosyalleşmenin en samimi duraklarıymış. buradaki deneyimim bana gösterdi ki, samimiyet kurmak için bazen sadece bir kürek ve biraz tohum yetebiliyor.
tunc gurbetci26 Eyl 2026 07:09