ingiltere'de akşam olunca çöken o garip gurbet hissi
buraya geleli kaç sene oldu hala alışamadım şu saat beşten sonra sokakların ıssızlaşmasına. londra'da, zone 2'de yaşıyorum sözde ama hava kararınca o meşhur ingiliz soğukluğu sadece havada değil, insanların suratında da beliriyor. iş çıkışı falan hikaye, herkes bir an önce trenine binip evine kaçma derdinde. türkiye'deki o plansız programsız "hadi bir çay içelim" muhabbetlerini öyle özledim ki. burada biriyle görüşmek için iki hafta önceden takvimleşmek gerekiyor. google calendar üzerinden arkadaşlık mı yürür abi? bazen tesco'dan aldığım o tatsız tuzsuz sandviçi yerken kendimi harringay taraflarına atıp sırf bir türkçe ses duymak için dolanırken buluyorum. o "pardon" kelimesinin arkasındaki bazen insanı boğuyor. geçen hafta hafif bir grip oldum, evde tek başıma nurofen içerken duvarlarla konuştum resmen. hani öyle büyük bir dram değil ama insan bazen sadece kapısının çalınmasını, bir tas çorba getirilmesini bekliyor. (bkz: ) ile uğraşırken harcanan enerji, şu sosyal boşluğu doldurmaya harcanan enerjinin yanında devede kulak kalıyor. . sizde durumlar nasıl? yani gerçekten burada samimi bir çevre kurabilen, o "yabancılık" hissini üzerinden tamamen atabilen var mı? yoksa hepimiz bu british polite duvarına çarpıp çarpıp geri mi dönüyoruz?
ember phoenix10 Eyl 2026 10:54