ingiltere'de mahalle pubı kültürü
buraya ilk taşındığımda her yerin çok gri ve insanların çok mesafeli olduğunu düşünüyordum. london'da taraflarına yerleştiğim ilk haftalarda o meşhur cold british havasını iliklerime kadar hissettim. ama her şey köşe başındaki o ufak, halıları hafif bira kokan mahalle pub'ına girmemle değişti. meğer olay sadece gidip bira içmek değilmiş; salı akşamları düzenlenen geceleri resmen bir sosyalleşme müessesesiymiş. ilk seferinde tek başıma bir köşede otururken, yan masadaki 60'lı yaşlarındaki emekli grup 'bizim bir kişi eksik, genel kültürün iyiyse gelsene' diye çağırdılar. o gece dave ve margaret ile tanıştım. adamlar belki 30 yıldır aynı masada oturuyormuş. bir anda kendimi 80'ler pop müzik sorularına cevap ararken ve ingiltere'nin eski yerel politikalarını tartışırken buldum. en çok hoşuma giden şey ise kimsenin senin ne iş yaptığınla veya banka hesabındaki parayla ilgilenmemesi. o kapıdan girdiğin an sadece o mahallenin bir parçası, bir 'local' oluyorsun. (bkz: ) konusunda endişelerim varken, bir bakmışım noel zamanı eve davet edilmişim veya pazar günleri için masada yerim ayrılmış. bazen diye düşünüyorum. özellikle mahalle sakinlerinin birbirinin köpeğine bakması veya kargolarını alması gibi küçük jestler insanı çok güvende hissettiriyor. buradaki olayı bence ingiltere'nin en az anlatılan ama en kıymetli yanı. türkiye'deki o eski mahalle samimiyetini burada, hiç beklemediğim bir pub masasında bulduğumu fark edince gerçekten mutlu oluyorum.
serkan manchester23 Eki 2026 08:02