kanada'da iş bulmanın gizli anahtarı coffee chat
buraya ilk geldiğimde türkiye'deki o kallavi cv'min kapıları sonuna kadar açacağını sanıyordum ama kazın ayağı hiç de öyle değilmiş. toronto'da geçirdiğim ilk altı ayda şunu anladım ki, istersen dünyanın en iyi yazılımcısı ya da mühendisi ol, eğer o meşhur ağını kurmadıysan sadece bir istatistikten ibaretsin. burada işler sadece 'apply' butonuna basmakla pek yürümüyor, sistem büyük oranda referans ve kişisel bağlar üzerine kurulu. ilk zamanlar sabah akşam linkedin başında f5 yaparken 'neden kimse dönmüyor' diye kahroluyordum. sonra bir gün bir mentor bana bu olayını anlattı. başlangıçta çok yapay gelmişti; tanımadığın birine 'merhaba, seninle 15 dakika kahve içip kariyerin hakkında soru sorabilir miyim?' diye mesaj atmak tam bir yüzsüzlük gibi geliyordu. ama buranın raconu buymuş. st. lawrence market civarında bir tim hortons'ta ya da bay street'teki o şık starbucks'larda içilen o 15 dakikalık kahveler, o binlerce dolarlık sertifikalardan çok daha etkili. insanlar senin teknik bilginden ziyade 'ekibe uyum sağlar mı, öğle arasında iki çift laf edebilir miyiz' diye bakıyorlar. o meşhur dedikleri şey aslında sadece burada çalışmış olmak değil, buranın iş yapma kültürünü, o yumuşak iletişim dilini çözüp çözmediğin. (bkz: ) hallolur bir şekilde ama bu sosyal kodları çözemeyince insan kendini çok dışarıda hissediyor. benim tecrübem, cv güncellemeyi bir kenara bırakıp insanların kapısını nezaketle çalmaya başladıktan sonra işlerin değiştiği yönünde. o ilk 'referral' gelene kadar her şey çok yokuş yukarı ama sonrası bir şekilde çorap söküğü gibi geliyor.
comet rebel14 Eki 2026 13:00