almanya'da kiralık ev arama eziyeti
valla dostlar, üç yıl önce münih'e ilk taşındığımda "alt tarafı bir oda bir salon ev tutacağız ne kadar zor olabilir" demiştim, ağzımın payını öyle bir aldım ki hala o günleri hatırladıkça çarpıntım başlıyor. almanya'da ev aramak, iş aramaktan veya vize kovalamaktan çok daha yıpratıcı bir süreç. üzerinden premium üyelik alıp, telefonun başında nöbet tutar gibi ilan beklemekten gözlerim bozulmuştu. bildiğin pusuya yatıyorsun; ilan düştüğü saniye kopyala-yapıştır yapılmış o meşhur mesajı yollamazsan randevu alma şansın sıfır.
bir keresinde sendling tarafında bir ev görmeye gitmiştim, apartmanın önündeki kuyruğu görünce bedava konser var falan sandım. elli kişi kapıda bekliyoruz, emlakçı beşer beşer içeri alıyor. içeri giriyorsun, ev dökülüyor, tavanı rutubetli ama millet sanki saray geziyormuş gibi heyecanlı. cebinde belgesiyle, son üç aylık maaş bordronla, hatta yetmezmiş gibi yani eski ev sahibinden aldığın borcu yoktur kağıdıyla hazır kıta bekliyorsun. o kadar evrak yetmiyor, bir de üstüne kendinizi sevdirmeye çalışıyorsunuz. her görüşme sanki bir iş mülakatı, sanki bir savunma makamı gibi geçiyor. yabancı bir isme sahipseniz o şans otomatikman yüzde elli düşüyor zaten, bunu tecrübe etmeyen yoktur sanırım.
en sonunda fiyatına bakıp iç çekerek, şehrin epey dışındaki bir bölgede, mutfağı bile olmayan yani ankastre mutfaksız bir eve taşınmak zorunda kaldım. sırf o "buldum" deme huzuru için mutfak dolaplarını kendim taktırdım, o derece yıldırdılar. (bkz: ) insanı yoruyor ama konut krizi resmen ruhunu emiyor insanın. şu an ev arama sürecinde olanlara sabır, bulmuş olanlara da geçmiş olsun diyorum. siz o kutsal kontratı imzalamadan önce kaç tane ret aldınız?
gel de anlat2 Eki 2026 06:57