amerika'da iş ararken referral gücü
buraya ilk geldiğimde türkiye'deki alışkanlıkla linkedin üzerinden günde elli tane ilana 'easy apply' yaparak iş bulabileceğimi sanıyordum, tam bir saflıkmış. haftalarca o meşhur 'thank you for your interest, but...' maillerini alınca anladım ki mevzu yetkinlikten önce o denilen robotu aşabilmekteymiş. binlerce kişinin başvurduğu bir pozisyonda insan kaynaklarının önüne düşmen imkansıza yakın. işin sırrı kesinlikle içeriden birini bulup linki kapmakta. seattle tarafında teknoloji sektöründe gördüğüm şey şu: eğer içeride çalışan bir mühendisin referansıyla sisteme girmiyorsan, özgeçmişin workday veya greenhouse gibi sistemlerin karanlık dehlizlerinde kaybolup gidiyor. amerikalılar buna 'networking' diyor ama aslında bildiğin torpilin kurumsallaşmış hali bu. birisiyle bir zoom üzerinden kahve içip kendini sevdirdiğinde o kapı sana sonuna kadar açılıyor. kariyer sitelerinde saatler harcamaktansa, hedeflediğin şirkette çalışan birilerine 'coffee chat' teklif etmek çok daha mantıklı bir strateji. liyakat yok demiyorum ama liyakatini gösterebilmen için önce o kapıdan içeri birinin seni çekmesi gerekiyor. vize durumları zaten ayrı bir karın ağrısı, (bkz: ) ama mülakat aşamasına gelmek için bile önce birinin 'bu aday iyidir' demesine bakıyor sistem. tecrübeyle sabit, soğuk başvurularla vakit kaybetmeyin.
hakan efsanesi10 Eyl 2026 11:55