hollanda'da ev arama sürecindeki bitmek bilmeyen eziyet

insanı hayattan soğutan, sabahları funda'dan gelen bildirimlerle güne uyanmanıza sebep olan kanser bir süreç. yaklaşık üç yıldır amsterdam'dayım, ikinci evimi tutarken yaşadığım o travmayı hala atlatamadım. ilk geldiğimde şirket kısa süreli yer ayarlamıştı da mevzunun vehametini anlamamıştım ama kendi başına piyasaya atılmak bambaşka bir drammış. öncelikle o uygulamasını telefonunuza indirdiğiniz an psikolojik bir savaşın içine giriyorsunuz. ev ilana düşer düşmez saniyeler içinde dediğimiz o emlakçıları aramanız veya form doldurmanız lazım. eğer 10 dakika gecikirseniz "viewing list is full" cevabını alıyorsunuz. sanki ev kiralamıyoruz da dünya kupası finaline bilet kovalıyoruz arkadaş. hadi bir mucize oldu da o denilen ev görme randevusunu kopardınız diyelim. kapıya bir gidiyorsunuz, 40 kişi daha orada bekliyor. herkes birbirine "acaba bunun geliri benden yüksek mi" diye nefret dolu bakışlar atıyor. emlakçılar genelde brüt maaşınızın kiranın en az 3 veya 4 katı olmasını şart koşuyor. amsterdam'da eli yüzü düzgün, fare basmamış bir ev zaten 1800-2000 euro'dan başlıyor; bu hesaba göre brüt maaşın uçması lazım ki çoğu expat için bile zorlayıcı bir sınır bu. en çok canımı yakan da o bomboş teslim edilen evler oldu. eve bir giriyorsun, yerde parke yok beton görünüyor. şaka değil, bildiğin yani çıplak ev konsepti bu. kendi parkeni kendin döşüyorsun, perdene kadar takıyorsun, çıkarken de ya söküp götürüyorsun ya da yeni gelene satmaya çalışıyorsun. yoksa sokakta kalacaktım. şu an hala bu çileyi çeken, her gün reddedilen arkadaşlara sabır diliyorum. sizin de emlakçılarla yaşadığınız böyle absürt veya sinir bozucu bir anınız varsa anlatın da yalnız olmadığımı hissedeyim.
emre sesi27 Eki 2026 09:29