almanya'da sokaklardaki zu verschenken kutuları

berlin'e ilk taşındığımda, schöneberg taraflarında yürürken apartman kapılarının önünde duran karton kutular dikkatimi çekmişti. üzerine kağıt bantla alelade zu verschenken yazılmış bu kutular ilk başta çöp herhalde dedirtmişti ama yaklaştıkça işin rengi değişti. içinden bazen tertemiz bir kahve makinesi, bazen hiç açılmamış bir ikea lambası veya cildi pırıl pırıl duran bir klasikler serisi çıkabiliyor. almanlar'daki bu yani sürdürülebilirlik meselesi aslında çok tatlı bir mahalle dayanışmasına dönüşmüş durumda. eşyayı öylece çöpe atmak veya satmakla uğraşmak yerine başkası kullansın diyerek sokağa bırakıyorlar. ben de geçenlerde çalışma masasını yenileyince eskisini, vidalarını da bir poşete güzelce bantlayıp kapı önüne çıkardım; inanır mısın on dakika sonra yerinde yeller esiyordu. bu kültürün en güzel yanı ise özellikle çocuklu aileler arasındaki döngü. çocuklar büyüdükçe küçülen o tertemiz kıyafetler, ahşap oyuncaklar hep bu kutularda yeni sahiplerini buluyor. hatta bazen kutunun yanına bir not bırakıyorlar iyi günlerde kullanın diye. insana gerçekten yaşadığı mahalleye karşı bir aidiyet hissettiriyor. geçen gün neukölln taraflarında yürürken rastladım; birisi kutuya sadece eski plaklarını koymakla kalmamış, yanına bir de küçük paketli bir çikolata iliştirmiş alan kişiye afiyet olsun diye. (bkz: ) gibi bu da aslında ruhu dinlendiren bir detay. eşya ihtiyacı olanlar için de bazen ilanları arasında kaybolmak yerine mahallede bir tur atmak en temiz çözüm oluyor. benim gözlemim böyle, her kutu ayrı bir sürpriz.
bosver artik10 Eki 2026 10:23