almanya'da sosyal hayatın kısırlığı ve gurbet hissi

beş yılı devirdim buralarda ama şu pazar günü sessizliğine hala bir türlü alışamadım. bugün hamburg'da hava yine o bildiğimiz gri tonda, dışarı çıksam her yer duvar gibi kapalı. hani (bkz: ) diye bir şey var ya, işte o tam olarak bu. türkiye'deyken 'hadi gel çay içelim' deyince yarım saate buluştuğum arkadaş ortamlarını özlememek elde değil. burada birisiyle kahve içmek için bile iki hafta öncesinden yapmak gerekiyor, şaka gibi ama gerçek. iş arkadaşlarıyla birası içiyoruz ama konu dönüp dolaşıp yine işe ya da evin kirasına geliyor. kimseyle o 'yediğin içtiğin ayrı gitmez' kıvamına gelemiyorsun bir türlü. sanki herkesin etrafında görünmez bir cam duvar var. bazen akşam 7'den sonra o ıssız sokaklarda yürürken kendimi rewe'deki kasiyerle iki kelime fazla etmeye çalışırken buluyorum, sırf insan sesi duyayım diye. geçen gün bir komşuya 'gel bir akşam çay içelim' dedim, adam bana ajandasını çıkarıp 'üç hafta sonraki perşembe saat 19:00'da uygunum' dedi. o an gurbetin ne olduğunu, o derin yalnızlığı iliklerime kadar hissettim işte. maddi olarak her şey yolunda, düzen tıkır tıkır işliyor ama ruhun doyduğu o samimiyet yok arkadaş. benim gibi hisseden, bu duvarları bir şekilde aşabilen var mı aranızda yoksa bu hep böyle mi gidecek merak ediyorum.
olaylar olaylar21 Eyl 2026 13:44