almanya'da iş başvurusu yaparken karşılaşılan o garip ciddiy

beş senedir bavyera'da yaşayan biri olarak söylüyorum, bu memlekette iş aramak başlı başına bir mesai ve gerçekten sabır testi. türkiye'de bir linkedin profilin olur, iki üç yere başvurursun, bir kahve içer görüşürsün ya; burada o işler öyle yürümüyor. adamlar senin 15 sene önceki lise diplomanın noter onaylı tercümesini veya denilen eski iş yerlerinden aldığın o ağdalı referans mektuplarını görmeden masaya oturmuyorlar. özellikle o hazırlama olayına hastayım. fotoğrafın açısı bile önemli bazen. geçenlerde berlin'de bir şirketle görüşüyorum, alt tarafı dijital içerik üreteceğiz ama mülakat sanki atom parçalayacakmışız gibi bir ciddiyetle geçti. karşımdaki ik yöneticisi her cümlemde sanki bir mantık hatası arıyormuş gibi notlar alıyordu. bir de o meşhur meselesi var; her başvuru için ayrı ayrı oturup şirketin 1950'den beri gelen vizyonuna nasıl optimal bir katkı sağlayacağını ballandıra ballandıra anlatman gerekiyor. öyle kopyala yapıştır yaparsan anında eleniyorsun, affetmiyorlar. bir de bu işin kısmı var ki, o altı aylık deneme süresinde resmen diken üstünde yaşıyorsun. en ufak bir hatada uyum sağlayamadı diyip kapının önüne koyma hakları var ve bu gayet doğal karşılanıyor. (bkz: ) ile uğraşırken bir de bu kurumsal katılık bazen insanı gerçekten boğabiliyor ama o kontratı kapınca gelen o huzur da hiçbir şeyde yok. neticede sistem tıkır tıkır işliyor ama o dişlilerin arasına girmek için biraz ter dökmen şart.
gel de anlat19 Eki 2026 16:37