amerika'da iş bulma ve kariyer
buradaki kariyer yolculuğunda öğrendiğim en sert gerçek, cv'nin ne kadar parladığından ziyade kimin içeriden elinden tuttuğudur. türkiye'de liyakat ve sınav odaklı sisteme alışmış bünyeler için buradaki olayı başta çok itici gelebiliyor ama sistem tamamen bunun üzerine kurulu. ilk geldiğimde manhattan tarafında onlarca uyumlu cv hazırlayıp yüzlerce yere başvurdum, botlardan gelen otomatik ret mailleri dışında hiçbir şey geçmedi elime. ne zaman ki jersey city tarafında bir meetup etkinliğine gidip goldman sachs'ta çalışan birine bir kahve ısmarladım, işte o zaman mülakat davetleri yağmaya başladı.
burada sistemi denen olay her şeyin önünde. eğer şirketin içinden birinin referans koduyla başvurmazsanız, o devasa teknoloji şirketlerinin veya bankaların algoritmik duvarlarını aşmak imkansıza yakın. linkedin üzerinden hiç tanımadığınız insanlara "cold message" atıp kendinizi pazarlamanız gerekiyor. amerikalıların o meşhur yüzeysel nezaketi iş dünyasında bir anda profesyonel bir çıkar ilişkisine evrilebiliyor. yani sadece iyi kod yazmanız veya harika bir analiz yapmanız yetmiyor; o meşhur olayını yalayıp yutmanız ve her an kendinizi satmaya hazır olmanız lazım. (bkz: ) başlığında anlatılan o mesafeli tavır, iş bulma sürecinde profesyonel bir maskeye dönüşüyor. benim gibi içe dönük biri için bu kabuğu kırmak başta çok zordu ama sistemi çözünce her şeyin aslında "kimin kimi tanıdığı" ile başladığını, liyakatin ancak o kapı açıldıktan sonra test edildiğini anlıyorsunuz. en azından benim deneyimim bu yönde oldu.
ceyda doner24 Eki 2026 11:20