kanada'da mahalle buz pisti ve beklenmedik dostluklar

toronto'da ilk kışımı geçirirken eve kapanıp depresyona gireceğimi düşünüyordum ama mahalledeki parkta kurulan o sayesinde fikrim tamamen değişti. başlangıçta sadece kenardan insanları izliyordum, buz pateni yapmayı bile tam bilmiyordum. bir akşamüstü elimde patenlerle çekinerek piste gittiğimde, karşı binada oturan ama daha önce hiç selamlaşmadığımız mark yanıma gelip "hadi gel, başlıyor" diye beni oyuna davet etti. kanada'da o kuralsız, tamamen keyif amaçlı oynanan mahalle hokeyi kültürü gerçekten muazzam bir şeymiş. her yaştan ve her milletten insan buzun üstünde eşitleniyor; biri bankada müdür, diğeri üniversite öğrencisi, öbürü benim gibi yeni gelmiş bir göçmen. maç bittikten sonra birinin termosla getirdiği sıcak çikolatayı içerken kendimi yıllardır o mahallede yaşıyormuşum gibi hissettim. (bkz: ) meselesi sadece göller ve ormanlar için geçerli değilmiş, bu tip sosyal alanlarda da doğayla iç içe müthiş bir bağ kuruluyor. en etkileyici olanı ise o kolektif sorumluluk duygusu. yoğun kar yağdığında belediyenin gelmesini beklemeden herkes eline küreği alıp pisti temizlemeye başlıyor. o küreme işi bile bir nevi aktivitesine dönüşüyor, aralarda şakalaşmalar ve yardımlaşmalarla kışın o sert yüzü bir anda yumuşuyor. türkiye'deyken komşuluk ilişkilerinin bittiğinden şikayet edip dururdum, dünyanın öbür ucunda dondurucu bir havada o eski samimiyeti bulmak benim için çok büyük ve güzel bir sürpriz oldu. bu küçük mahalle pisti sayesinde sadece kaymayı öğrenmedim, burayı gerçekten evim gibi hissetmeye başladım.
dundar seyyah20 Eyl 2026 11:37