amerika'da iş bulma ve kariyer
buraya ilk taşındığımda türkiye'deki kafa yapısıyla "basarım cv'yi, tecrübem de var, teknik olarak da iyiyim, illa dönerler" diyordum ama kazın ayağı öyle değilmiş. amerika'da kariyer mevzusunda yetkinlik kadar, hatta bazen ondan çok daha önemli olan tek bir gerçek var: . silikon vadisi'nden nyc'deki finans dünyasına kadar her yer tamamen bu ağ üzerine kurulu.
ilk altı ay sadece portallar üzerinden ilanlara başvuru yapıp durdum, gelen tek şey sabahın dördünde düşen otomatik red mailleriydi. ne zaman ki bu işin raconunun linkedin üzerinden tanımadığın insanlara "bir kahve içip tecrübenizi dinlemek isterim" diyerek teklif etmek ya da şirketin içinden birinden koparmak olduğunu anladım, işte o zaman mülakat telefonları çalmaya başladı. burada iş dünyası tam bir "it's not what you know, it's who you know" ekosistemi üzerine dönüyor.
bir de mülakatlarda dedikleri o garip olay var. teknik bilginiz uzay seviyesinde olsa bile eğer o ekibin enerjisine uyum sağlayamayacağınızı, yeterince "proaktif" olmadığınızı düşünürlerse anında eleniyorsunuz. her eyaletin ve sektörün dinamiği çok farklı, bazen sadece bir vize statüsü yüzünden (h1b falan gibi) en iyi olduğunuz işi kaçırabiliyorsunuz. o yüzden her başvuruyu kendi özelinde değerlendirip, mümkünse o şirketten birine ulaşmadan düğmeye basmamak lazım. (bkz: ) gibi konuları hallettikten sonra asıl mesai bu profesyonel network kurma işine gidiyor. kendi deneyimimden söyleyebileceğim tek şey; cv'niz kadar linkedin profilinizin ve insan ilişkilerinizin de parlaması gerektiği.
hakan efsanesi25 Eki 2026 21:24