ingiltere'de iş bulma ve kariyer

beş sene önce londra'ya ilk geldiğimde türkiye'deki o "en iyi teknik ben olayım, herkes beni havada kapar" kafasının burada pek sökmediğini çok acı bir şekilde tecrübe ettim. ingiltere'de olay sadece ne bildiğin değil, kendini nasıl paketlediğin ve o dedikleri naneye ne kadar uyduğunla alakalı. burada iş bulma süreci genellikle linkedin üzerinden dönen devasa bir ağı üzerinden yürüyor. yani sen ilana direkt başvuruyorsun ama aslında karşına ilk çıkan kişi şirketin kendisi değil, o pozisyonu doldurmak için komisyon kovalayan bir kafa avcısı oluyor. adamların jargonuna, o aşırı nazik ama aslında hiçbir şey demeyen "i hope you're having a lovely week" girişlerine alışana kadar canım çıktı. bir de diye bir gerçek var mülakatlarda. istediğin kadar dahi ol, yaşadığın bir problemi "situation, task, action, result" şeklinde hikayeleştirip anlatamıyorsan adamların gözünde yeterince kalifiye değilsin. bizdeki gibi "hallederiz abi, çok çalıştım, çok iyi bilirim" muhabbeti burada yerini "x verisini analiz ettim, y stratejisini geliştirdim ve günün sonunda %10 kâr artışı sağladım" gibi net ve kanıtlanabilir verilere bırakıyor. en büyük fark ise referans ve bağlantı sistemi. (bkz: ) gibi bürokratik süreçler dijital olsa da, iş dünyasında hala birinin sizi önermesi ya da linkedin'de kurduğunuz o ağı her şeyden daha değerli. eğer buraya gelmeyi veya burada yükselmeyi düşünüyorsanız sadece teknik işinize odaklanmayın; biraz da ingilizlerin o bitmek bilmeyen "small talk" becerisini ve mütevazı görünerek kendini parlatma sanatını öğrenin derim. yoksa mülakatlarda yüzünüze gülüp "very good, interesting" derler ama o teklif maili bir türlü posta kutunuza düşmez.
asli gurbetci26 Eyl 2026 00:08