ingiltere'de public footpath kültürü
buraya ilk taşındığımda her yerin özel mülk, her yerin çitle çevrili olduğunu görüp galiba sadece asfalt yolda yürüyeceğiz diye düşünmüştüm. meğer o meşhur tabelaları bambaşka bir dünyanın kapısını açıyormuş. geçen pazar sheffield yakınlarında edale tarafına gittim, elinde ile gezen teyzeleri amcaları görünce dedim ki bu işin bir raconu var.
gerçekten büyüleyici bir sistem. adamın koskoca arazisi var, içinde koyunları otluyor ama devlet oradan bir patika geçirmiş ve halka açmış. sen acaba vursalar mı, köpek mi salarlar diye düşünürken aslında yasal olarak oradan geçme hakkın olduğunu bilmek çok garip bir özgürlük hissi veriyor insana. o minik tahta kapılardan geçerken veya bir üzerinden atlarken kendimi yüz yıl öncesinin ingiliz romanlarında gibi hissediyorum. bazı rotalar öyle bir planlanmış ki, bir bakıyorsun asırlık bir meşe ağacının altındasın, beş dakika sonra bir dere kenarında mola veriyorsun.
en sevdiğim yanı ise bu yolların bazen sizi hiç beklemediğiniz bir köy kahvesine veya yüz yıllık bir pub bahçesine çıkarması. peak district'te bir rotada ilerlerken sislerin arasından bir anda taş evlerin olduğu o meşhur köyler çıkıveriyor karşına. türkiye'de olsa muhtemelen girilmez tabelasıyla karşılaşacağın yerlerde burada buyur geç, ama kapıyı arkandan kapatmayı unutma nezaketiyle karşılaşmak çok kıymetli. doğayla aramdaki o bariyerin kalktığını hissediyorum. her hafta sonu başka bir rotada kaybolmak, o yeşilin binbir tonunu görmek buradaki en büyük terapi yöntemim oldu resmen. . hayatın koşturmacası içinde insanın nefes aldığını hissettiği nadir anlardan birini sunuyor bu patikalar.
asli london17 Eyl 2026 10:26