almanya'da gurbet hasreti ve sosyal hayat

altıncı yılımı dolduruyorum buralarda ama řu pazar g1nlerinin o kasvetli, gri sessizliđine hala alıřamadım. hani diyorlardı ya "almanya disiplin yeridir, d1zen yeridir" diye, o d1zenin i1indeki o derin bořluđu kimse anlatmamıřtı. hafta i1i it gibi 1alıřıp saati gelince eve kapanmak, ocađa bir orba koyup sessizliđin sesini dinlemek bir noktadan sonra ruhu kemiriyor. trkiye'deyken "ya ok kalabalık, ok grltl" dediđim ne varsa řimdi mumla arıyorum. burada bir alman arkadařla kahve imek istesen ajandasını ıkarıp  hafta sonrasına salı gn saat 16:15'e randevu veriyor. samimiyet dediđin řey burada milimle llyor resmen. bazen kasasında deme yaparken kasiyerle iki kelime fazladan laflayabilmek iin sırayı oyaladıđımı fark ediyorum, o dereceye geldi yalnızlık. evremde bir sr insan var, iř yerinde herkesle aram iyi ama gn bittiđinde o "hadi gel bi ay ielim" diyebileceđin kapı komřusu yok. herkes kendi kalesinde yařıyor. (bkz: ) belki bir zm ama oradaki sosyalleřme bile bir kurala, bir prosedre bađlı. bazen o kadıky'n kaotik grltsn, plansız programsız birine at kapı gitmeyi, gece yarısı sokakta duyduđun insan sesini zlemekten ciđerim soluyor. bu gri gkyz altında sadece ben mi byle hissediyorum yoksa bu iřin raconu mu bu, gerekten merak ediyorum. sizin taraflarda durumlar nasıl, bu sosyal kısırlıkla nasıl bař ediyorsunuz?
dur bakalim17 Eki 2026 18:23