kanada'da kapı önüne eşya bırakma kültürü
toronto'ya ilk taşındığımızda evin içini nasıl dolduracağız diye kara kara düşünürken tanıştığım, insanın içini ısıtan şahane bir olay. burada insanlar artık ihtiyaç duymadıkları ama hala kullanılabilir durumda olan eşyaları, mobilyaları veya kitapları evlerinin önüne, kaldırım kenarına koyuyorlar. üzerine de küçük bir kağıda "free" veya "please take me home" yazıyorlar.
bizim etobicoke tarafındaki mahallede ilk yürüyüşe çıktığımda gözlerime inanamamıştım. bir evin önünde sapasağlam bir ikea kallax ünite, diğerinde ise neredeyse hiç kullanılmamış bir çocuk bisikleti duruyordu. başta çekiniyor insan, acaba gerçekten bedava mı diye ama bu işin raconu dediğimiz olaymış. hele bahar temizliği zamanları mahalle resmen açık hava müzesine dönüyor. bu sadece bir eşya paylaşımı değil, müthiş bir toplumsal güven ve dayanışma göstergesi aslında. eşyasını bırakan kişi çöpe gidip ziyan olmasındansa birinin işine yaramasından mutlu oluyor, alan kişi de masraftan kurtuluyor.
bir de bunun dijital versiyonu olan grupları var ki evlere şenlik. facebook üzerinden mahalle gruplarına katılıyorsun; birisi "elimizde fazla domates var" diyor, öbürü "bebek arabasını ihtiyacı olana vermek istiyorum" diye yazıyor. geçenlerde sırf bu gruplar sayesinde mutfağa sapasağlam bir vintage lamba buldum, sahibiyle kapı önünde iki dakika sohbet ettik, ayaküstü mahalledeki en iyi kahveciyi falan tarif etti. göçmen olarak geldiğin bir ülkede o yabancılık hissini kıran, seni oraya ait hissettiren çok naif bir gelenek. (bkz: ) kadar düzenli yaptığım bir aktivite oldu artık bu sokakları turlayıp hazine avına çıkmak. israfın bu kadar minimize edilmesi ve insanların birbirine karşılıksız destek olması gerçekten takdire şayan.
aylin tetikci27 Eki 2026 09:28