almanya'da doğayla iç içe olma lüksü
hafta sonu eline bir sırt çantası alıp, telefondan uygulamasını açıp rastgele bir yöne gitmenin verdiği o müthiş özgürlük hissi. hani bazen (bkz: ) yüzünden daralır ya insan, işte o anların panzehiri kesinlikle bu ülkenin doğası. geçen ay dresden üzerinden sächsische schweiz tarafına geçtim. yanıma sadece bir apfelschorle ve fırından aldığım taze bir belegtes brötchen aldım. sağ olsun, bilet kaç para, hangi bölgeyi kapsıyor derdi olmadan atladım regional express trenine. bastei köprüsü'ne doğru tırmanırken o elbe nehri'nin manzarası, devasa kayaların arasından süzülen sis falan derken kendimi bir an film setinde gibi hissettim. burada beni en çok etkileyen şey, doğanın sadece bakılacak bir yer değil, bizzat içine girilip yaşanacak bir alan olarak tasarlanması. en ücra orman patikasında bile tabelaları o kadar net ve düzenli ki, kaybolmak isteseniz bile başaramıyorsunuz. 70 yaşındaki teyzelerin, amcaların profesyonel ekipmanlarla dağ keçisi gibi tırmanışını izlemek de ayrı bir motivasyon kaynağı. patikada karşılaştığın herkes birbirine gülümseyerek hallo veya moin diyor, kimse kimseyi darlamıyor ama o topluluk hissini de iliklerine kadar alıyorsun. o sessizliğin içinde, sadece rüzgarın ve kuşların sesini duyarken gerçekten zihnimin boşaldığını hissettim. bazen (bkz: ) içinde bulduğunuz küçük bir hazine gibi, bu ülkenin doğası da keşfedilmeyi bekleyen devasa bir hediye gibi duruyor köşede. şehre döndüğümde o tatlı yorgunluğun verdiği huzur gerçekten paha biçilemez.
aklim karisti23 Eki 2026 10:04