almanya'da kiralık ev bulma eziyeti
berlin'e ilk taşındığımda her şeyin üzerinden tıkır tıkır işleyeceğini sanacak kadar saftım. o dönemden beri üç kere ev değiştirdim, her biri ayrı bir travma olarak kaldı bünyede. hani derler ya parasıyla rezil olmak diye, tam olarak karşılığı bu ülkede ev aramak. öncelikle o meşhur raporu olmadan kimse yüzünüze bakmıyor, borcun harcın yoksa bile o kağıdı her ay tazeleyip dosyana koyacaksın. cebinde paran olsa bile ev sahibi seni mülakata alıyor, sanki uzay mekiği fırlatacağız; ne iş yaparsın, brüt maaşın ne, köpeğin var mı, hatta bazen hangi enstrümanı çaldığına kadar soruyorlar. en son bir için gittiğimde kapıda elli kişi sıra bekliyordu. herkesin elinde tertemiz klasörler, en şık kıyafetler... sanırsın ev kiralık değil, kraliçeye damat seçiyorlar. o kalabalığı görünce insanın yaşama sevinci sönüyor. bir de emlakçıların o üstten bakan tavırları yok mu, beğenmiyorsan git arkada bekleyen yüz kişi var havasındalar resmen. (bkz: ) ile yarışır bir psikolojik yıpranma süreci bu. bazen acaba konteynerda mı yaşasam dedirtiyor insana. benim gibi bu süreçte saçını başını yolan, aylarca reddedilme mesajı bile alamayan başkaları da vardır eminim. siz bu süreci nasıl atlattınız ya da atlatabildiniz mi, yoksa hala wg-gesucht kapılarında mı sabahlıyorsunuz?
bu da gecer22 Eyl 2026 07:45