amerika'da mahalle kültürü ve block party deneyimi

ilk taşındığımızda hani o hep duyduğumuz "amerikalılar çok yüzeyseldir, selam verirler ama gerisi gelmez" klişesiyle gelmiştik texas'a. round rock taraflarında müstakil bir eve yerleşince, ilk hafta kapı çalındı. yan komşu debra, elinde bir tabak ile gelip "hoşgeldiniz" dediğinde içimden "tamam işte, o sahte nezaket seansı başlıyor" diye geçirmiştim. ama işler hiç de öyle gelişmedi. birkaç hafta sonra arka bahçede bir düzenleyeceklerini, bizim de gelmemizi istediklerini söylediler. biz eşimle ne götürsek diye düşünürken bizim meşhur mercimek köftesini hazırlayıp gittik. ortam o kadar samimiydi ki, herkes birbirinin tabağındaki yemeği merak ediyor, tarif soruyordu. o gün sadece yemek yemedik; çocukların okulundan, yakındaki marketin indirimlerinden, yerel parkların hangisinin daha iyi olduğundan saatlerce konuştuk. asıl şoku bir ay sonra yaşadım. grip olup yataktan kalkamadığım bir gün, debra kapıya bir tencere bırakmış. mesaj atmış "ışıkların yanmadığını gördüm, iyi misiniz?" diye. türkiye'deki o eski mahalle kültürünü özlerken, o yüzeysel dediğimiz insanların aslında ne kadar düşünceli olabileceğini gördüm. (bkz: ) sadece bir eğlence değil, resmen bir hayatta kalma ve dayanışma ağıymış burada. gurbette insanın kendini bir yere ait hissetmesi çok zordur ama bu küçük topluluk anları, o yabancı hissini bir anda kırıp atıyor. özellikle texas gibi güney eyaletlerinde o denilen olay gerçekten varmış, bizzat yaşayarak tecrübe ettim.
tugce ruhu13 Eyl 2026 09:06