amerika'da mahalle kültürü ve block party deneyimi

taşındığım ilk aylar austin'in sıcağında "ulan kimseyi tanımıyorum, evden işe işten eve mi geçecek ömrüm" diye hayıflanırken bir akşam kapıya bir el ilanı sıkıştırılmıştı. bizim sokaktaki yani home owners association bir düzenliyormuş. türkiye'deki o apartman toplantısı gerginliğini bekleyerek gittim ama karşılaştığım şey tam bir şenlik havasıydı. insanlar katlanır sandalyelerini, soğutucu kutularını kapıp sokağın ortasına doluşmuşlar. biri h-e-b'den aldığı brisketleri tütsülüyor, diğeri ev yapımı guacamole getirmiş. o gün jeff diye bir amcayla tanıştım, 20 yıldır aynı sokakta yaşıyormuş. bana "bahçendeki o ağaç aslında meşe değil, bakımı şöyle yapılır" diye öyle bir anlattı ki, bir anda kendimi yabancı bir ülkede değil de mahallenin bir parçası gibi hissettim. burada (bkz: ) bazen insanı boğuyor ama bu tip yerel oluşumlar resmen can simidi. mesela geçen hafta arabamın aküsü bittiğinde, daha telefonla çekiciyi aramaya fırsat kalmadan karşı komşu mike elinde ile yanımda bitti. "yardıma ihtiyacın olduğunu gördüm" dedi geçti. türkiye'deki o çok özlediğimiz komşu komşunun külüne muhtaçtır olayı burada çok daha organize ve beklentisiz bir şekilde işliyor. insanların hafta sonu community garden'da toplanıp beraber domates ekmesi veya yerel kütüphanedeki kitap kulüpleri sadece vakit geçirmek için değil, gerçekten bir yere ait olduğunu hissetmek için varmış. göçmen olarak geldiğin bir yerde seni isminle tanıyan, sabah yürüyüşünde selam veren üç beş kişinin olması o koca kıtayı bir anda küçültüp evine dönüştürüyor.
ozani seyyah13 Eyl 2026 07:04