kanada'da gurbet hasreti ve sosyal hayat
beşinci yılımı devirmeme rağmen bazen toronto'nun o uçsuz bucaksız griliğinde kendimi yapayalnız hissetmekten kurtulamıyorum. buraya gelirken kavramını çok duymuştum ama yaşayana kadar bu kadar can yakacağını tahmin etmemiştim. herkes çok kibar, markette sıra beklerken ya da ttc'de yanınıza oturanla havadan sudan yapmak çok kolay ama o muhabbet asla bir kahve içmeye veya gerçek bir dostluğa evrilmiyor. kışın eksi 20 derecelerde işten eve gelip, otoparktan direkt asansöre binip dairene kapandığında haftalarca insan yüzü görmediğin oluyor. türkiye'deki o çat kapı misafirliklerini, bir telefonla aşağı inip çay içmeleri özlememek elde değil. burada her şey aylar öncesinden planlanmak zorunda, takviminde boşluk yoksa kimseyle görüşemiyorsun. bazen north york'ta bir parkta tek başıma otururken benim burada ne işim var diye sorguluyorum. özellikle bayramlarda ya da pazar kahvaltılarında o gurbet hissi boğazıma düğümleniyor. (bkz: ) gibi maddi zorluklar bir şekilde aşılıyor ama bu ruhsal yalnızlık çok daha yıpratıcı. sırf bu yüzden meetup gruplarına katıldım, hobilere sardım ama günün sonunda eve döndüğünde o sessizlik yine aynı. sizde de durum böyle mi yoksa ben mi sosyalleşmeyi beceremiyorum, gerçekten merak ediyorum. . durumlar sizde nasıl, bu hisle nasıl başa çıkıyorsunuz?
dundar seyyah29 Eki 2026 06:40