ingiltere'de pub quiz üzerinden mahalleliyle kaynaşmak

londra'ya ilk taşındığım o kasvetli kış aylarında, iş çıkışı eve yürürken camlarından sarı ışıklar sızan pub'lara bakıp "acaba içeri girsem biriyle iki kelime konuşabilir miyim" diye düşünür dururdum. hani (bkz: ) vardır ya, tam o moddayken bizim mahalledeki "the eagle"ın kapısında el yazısıyla yazılmış "quiz night - every tuesday" ilanını görüp daldım içeri. tek başıma bir köşede oturup bir ale söylerken, yan masadaki ellili yaşlarındaki barbara ve kocası neil, "takımımızda bir kişi eksik, genel kültürün nasıldır?" diye yanlarına çağırdılar. o gece hayatımın en samimi akşamlarından birini geçirdim. coğrafya sorularında türkiye ve orta doğu sayesinde parladım, onlar da bana 80'ler ingiliz pop müziği ve yerel londra tarihi hakkında tüyolar verdi. işin komiği, ödül olarak sadece bir paket "ready salted" cips kazandık ama o gece sonunda whatsapp grubuna dahil olmuştum bile. o günden sonra pub benim için sadece bir içki mekanı değil, mahalle meclisi gibi bir yer haline geldi. bazen yan masadan biri "geçen hafta yoktun, her şey yolunda mı?" diye soruyor, bazen bahçedeki çiçekleri nasıl budayacağımı anlatıyorlar. ingilizlerin o meşhur mesafeli duruşunun altındaki bu olayını keşfetmek buraya olan aidiyetimi acayip artırdı. bazen yolda yürürken sadece "alright mate?" denmesi bile insanı gerçekten evinde hissettiriyor. eğer benim gibi yeni taşındıysanız ve kendinizi biraz yalnız hissediyorsanız, bir akşam cesaretinizi toplayıp yerel bir pub'a için dalın derim, insanı hiç beklemediği yerden yakalayan bir sıcaklığı var bu işin.
melis abla14 Eki 2026 17:00