ingiltere'de pub quiz ile gelen beklenmedik dostluklar

ingiltere'ye ilk taşındığımda o meşhur ingiliz mesafesini iliklerime kadar hissederim, kimseyle iki çift laf edemem sanıyordum. özellikle londra'nın biraz dışında, richmond civarlarında bir eve yerleşince ilk birkaç ay sadece marketteki kasiyerle seviyesinde kalmak canımı sıkmıştı. bir salı akşamı mahalledeki pub'ına öylesine bir kafa dağıtmaya gittim. o akşam pub quiz varmış, içerisi tıklım tıklımdı. tek başıma barda otururken yan masadaki, yaşları elli-altmış civarı olan bir grup "hey, bir kişi eksiğimiz var, genel kültürüne güveniyorsan gelsene" diye seslendi. başta çekindim ama bir şekilde masaya dahil oldum. takımın adı idi. sorular başladığında coğrafya ve yakın tarih kısımlarında birkaç kritik cevap verince bir anda grubun gizli silahı haline geldim. özellikle 90'lar dünya kupasıyla ilgili bir soruyu bilince masada resmen bir cheers fırtınası koptu. o akşam sadece soru cevaplamadık; çocuklarından, bahçelerindeki tilki probleminden, yakındaki şubesinin neden kapandığından saatlerce konuştuk. o günden beri her salı akşamı o masadaki yerim hazır. geçen hafta içlerinden biri kendi bahçesinde yetiştirdiği kabaklardan bir sepet yapıp getirmiş, "geçen hafta yoktun, özlettin" dedi. insanı gerçekten duygulandıran bir aidiyet hissi bu. (bkz: ) tadında bir dinginlik katıyor insanın hayatına bu tarz küçük topluluklar. o soğuk dedikleri ingilizlerin aslında sadece bir buz kırıcıya ihtiyaçları varmış, o da benim durumumda bir pub quiz oldu.
gul tayfasi29 Eyl 2026 22:50