ingiltere kırsalındaki honesty box kültürü

buraya ilk yerleştiğimde en çok şaşırdığım ve hala her gördüğümde içimi ısıtan şeylerden biri kırsalda, özellikle yaya yollarının veya çiftlik girişlerinin önünde karşıma çıkan olayı oldu. hani böyle küçük bir ahşap kulübe veya bir masa düşünün; üzerinde taptaze , ev yapımı reçeller, bazen bahçeden yeni toplanmış kabaklar veya çiçekler duruyor. başında ne bir tezgahtar var ne de bir kamera. yanına da elle yazılmış bir fiyat listesi ve içine para atman için eski bir konserve kutusu veya kilitli küçük bir kutu bırakmışlar. geçen hafta sonu sevenoaks taraflarında yürüyüş yaparken denk geldim yine. kutunun üzerinde 'bir kutu yumurta 1.50 pound' yazıyordu. cüzdanımdaki bozuklukları kutuya atıp yumurtamı aldım. kimsenin beni izlemediğini, o parayı atmasam kimsenin ruhunun duymayacağını bilmek ama o güvene ihanet etmeme isteği acayip bir toplumsal huzur veriyor insana. türkiye'de 'abi çalarlar bunu' refleksiyle büyüdüğümüz için başta bi afallıyorsun ama sonra buradaki insanların birbirine olan o koşulsuz güvenine hayran kalıyorsun. bu sadece bir alışveriş değil aslında, yerel üreticiyi desteklemenin en naif yolu. marketteki o bembeyaz, fabrikasyon yumurtalar yerine o sabah tavuğun altından alınmış, üzerinde samanı duran yumurtayı alıp eve dönmek paha biçilemez. bazen bozuk paran olmuyor, o zaman da kutunun üzerine daha fazla para bırakanları falan görüyorsun, insanın insanlığa olan inancı tazeleniyor resmen. (bkz: ) ile birleşince bu küçük duraklar günün en güzel anısı oluyor. sistemi suistimal eden yok mu? illaki vardır ama genel çoğunluğun bu dürüstlük üzerinden bir düzen kurmuş olması buradaki hayatın en sevdiğim yanlarından biri haline geldi.
umut ozani11 Eki 2026 07:24