kanada'da her şeyin bir tıkla posta kutusuna gelmesi
türkiye'de tapu dairesi, nüfus müdürlüğü geze geze büyümüş bir neslin ferdi olarak buradaki sistem beni her seferinde dumura uğratıyor. geçen ay ehliyetimin süresi dolmak üzereydi, 'yine yandık, yarım gün gidecek' diye düşünürken kendimi sitesinde buldum. herifler şaka gibi, on dakikada formu doldurtup, eski fotoğrafımı kullanıp kullanmayacağımı sorup 'hadi eyvallah' dediler. iki hafta sonra posta kutusunda yeni ehliyet parlıyordu. kimse 'nerede senin biyometrik fotoğrafın?', 'harcı yatırdın mı dekontu getir' demedi. her şey arkada ve banka hesaplarınla o kadar entegre ki, devlet senin kim olduğunu zaten biliyor. bir de bu sistemin yanına kartını ekleyince olay bambaşka bir seviyeye çıkıyor. sadece kitap değil; hilti'den dikiş makinesine, kano küreğinden müze biletine kadar her şeyi ile halledebiliyorsun. (bkz: ) geçen hafta royal ontario museum'a bedava girmek için kütüphaneden pass aldım, kapıdaki görevli sadece 'keyfini çıkar' deyip geçirdi. o an 'vay be' diyorsun, vatandaşın hayatını zorlaştırmak değil de gerçekten kolaylaştırmak için kurulmuş bir düzen var burada. geldiğim ilk aylarda için bir binaya gitmiştim, beş dakikada kağıdı elime verdiler. meğer o bile lüksmüş, artık çoğu şeyi evden çıkmadan hallediyoruz. güvene dayalı sistem dedikleri şey bu sanırım; sen beyan ediyorsun, onlar yapıyor, bir yanlışın varsa sonra hesabını soruyorlar ama en başta seni 'potansiyel suçlu' veya 'evrak eksikleyen adam' yerine koymuyorlar. bu huzur bile insanın ömrünü uzatır valla.
gonca calgary1 Kas 2026 11:56