kanada kütüphanelerinin insana kendini zengin hissettirmesi
toronto'ya ilk taşındığımda her şeyin ateş pahası olmasından korkuyordum ama kartını cebime koyduğum an dünyam değişti. buradaki kütüphane sistemi sadece kitap ödünç alıp sessizce oturulan bir yer değil, resmen şehrin en büyük lüksü. asıl olay dedikleri sistemde bitiyor. her cumartesi sabahı bazı şubelerde sınırlı sayıda ücretsiz giriş kartı dağıtıyorlar. gidip sıraya girip o kartı alıyorsun, yanına bir arkadaşını da katıp ya da gibi yerlere beş kuruş ödemeden girebiliyorsun. normalde kapıda kişi başı 30-40 dolar bayılacağın yerlere böyle bedava girmek gurbetin ilk aylarında ilaç gibi gelmişti.
bloor-yonge'daki o devasa reference library binasına girdiğimde ağzım açık kalmıştı. içinde resmen koca bir evren var. alanlarında 3d yazıcı kullanabiliyorsun, dikiş makinesi var, hatta ses kayıt stüdyosu bile kurmuşlar. bazen evde çalışmaktan daralınca gidiyorum, pırıl pırıl masalarda saatlerce takılıyorum. interneti canavar gibi, ortam inanılmaz medeni. olayı ise başka bir dünya; şehrin öbür ucundaki kütüphanede olan nadir bir kitabı internetten tek tuşla kendi sokağımdaki şubeye getirtiyorum. (bkz: ) başlığında anlatılanlar gerçekten az bile kalıyor. türkiye'deki o tozlu, kasvetli kütüphane imajını kafamdan sildi attı burası. insanın sosyal hayatına, entelektüel gelişimine bu kadar somut yatırım yapılması gerçekten takdire şayan bir durum.
defne teyze29 Eki 2026 12:45