almanya'da mahalle dayanışması ve gemeinschaftsgarten kültür
hamburg'a ilk taşındığımda o meşhur alman soğukluğuyla karşılaşacağımı sanıyordum ama altona taraflarında girdiğim bu küçük mahalle bahçesi tüm ön yargılarımı kırdı. apartmanların arasındaki o küçücük yeşil alanda domates, biber yetiştirirken aslında nasıl bir sosyal ağın içine düştüğümü sonradan anladım. her şey yan komşum uwe'nin elinde fazladan fideyle kapımı çalmasıyla başladı. bizde (bkz: ) meşhurdur ama bu daha farklı bir samimiyetti. bahçede her perşembe akşamı yapılan buluşmaları sayesinde, o aşılması zor görülen bürokrasi duvarlarını bile bu insanların yardımıyla aştım. mesela otopark izni ya da gibi kafa karıştıran işlerde, bahçede bira içerken bir sürü pratik bilgi öğrendim. en çok hoşuma giden ise kimsenin kimseyi yargılamaması. o gün işten yorgun mu geldin? sadece bir köşede oturup kahveni yudumlayabiliyorsun ya da istersen saatlerce toprakla uğraşabiliyorsun. geçen yaz düzenlenen sırasında herkesin kendi kültüründen bir yemek getirip koca bir sofrada buluşması, gurbet hissini tamamen silip süpürmüştü. o gün anladım ki almanya'da sosyal hayat aslında kapalı kapılar ardında değil, böyle küçük ve samimi toplulukların içinde gizliymiş. bazen sadece hallo diyerek başlayan bir süreç, sizi kışın ortasında birlikte içilen sıcak bir dostluğa götürebiliyor. benim gibi bir yabancı için bu aidiyet duygusu gerçekten paha biçilemez.
olur boyle seyler23 Eyl 2026 11:52