hollanda'da gurbet hasreti ve sosyal hayat
beş yıldır utrecht taraflarında yaşıyorum, her şey dışarıdan harika görünüyor ama gel gör ki o içteki boşluk dolmuyor. hollandalıların o meşhur kültürü insanı bazen canından bezdiriyor. bir kahve içmek için üç hafta sonrasına randevulaşmak nedir abi? türkiye'deki 'hadi gel çay koydum' samimiyetini özlememek elde değil. hava kararınca sokakların o hüzünlü sessizliği, yağmurun hiç bitmemesi... bazen kendimi albert heijn reyonlarında sadece birileriyle iki kelime türkçe konuşurum diye dolanırken buluyorum. sosyal hayat burada çok planlı, çok steril. (bkz: ) diyenlere gıptayla bakıyorum çünkü benim mahallede herkes kendi kabuğunda. hafta sonu bir ortamına girsen bile muhabbet bir noktada tıkanıyor, o derinlik sanki hiç oluşmuyor. . gurbetlik sadece vize, ev falan değilmiş; asıl mesele o ruh halindeki yalnızlıkmış. buradaki sosyal bariyerleri aşabilen var mı, yoksa hepimiz bu kibar mesafeliliğe mahkum muyuz?
sabri sovalye31 Eki 2026 01:48