almanya'daki tarlalarda kendi çiçeğini kendin toplama olayı
istanbul’da yetişmiş, hayatı boyunca her şeyin kilit altında olmasına alışmış bir bünye için bu olay hala her gördüğümde içimi eritiyor. bavyera'nın köylerine doğru, mesela münih'ten dışarı üzerinden sürerken yol kenarlarında devasa çiçek tarlaları görüyorsunuz. üzerinde kocaman harflerle yazıyor. yani diyor ki; gir tarlaya, canın ne istiyorsa seç, kendin kes ve parasını bırak git. ilk gördüğümde "nasıl yani, başında kimse durmuyor mu?" diye durup bakmıştım. gerçekten kimse yok. tarlanın girişine bir tane küçük tabela asmışlar; lale 50 cent, ayçiçeğı 1 euro gibi fiyatlar yazıyor. orada bir tane keskin bıçak veya makas, bir de metalden, asma kilitli minik bir kumbara var. buna da yani güven kasası diyorlar. gidiyorsun, en güzel güneş alan yerden ayçiçeklerini seçiyorsun, sonra cebindeki bozuklukları o kumbaraya atıp yoluna devam ediyorsun. bu sistemin tıkır tıkır işlemesi, insanların o kutuyu patlatmaması veya çiçekleri bedavaya alıp gitmemesi benim için medeniyetin en somut göstergelerinden biri. bazen sırf o tarlalardan birine denk gelmek için hafta sonu rotamı bilerek köylerin içinden geçiriyorum. yanımda bozuk para yoksa bile tarlanın kenarında durup o renk cümbüşüne bakmak bile yetiyor. özellikle çocuklu ailelerin orada çocuklarına "bak dürüstlük böyle bir şey" der gibi parayı kutuya atışını izlemek çok keyifli. (bkz: ) kadar huzur verici bir aktivite. insanın insana, toplumun bireye güvendiğini hissetmesi gurbetteki o yalnızlık hissini de biraz olsun törpülüyor sanki.
sorma gitsin14 Eyl 2026 22:17