ingiltere'de pub quiz ile gelen beklenmedik mahalle dayanışm
londra'ya ilk taşındığımda o meşhur ingiliz soğukluğu ve mesafeli tavrı yüzünden sosyal hayatımın sadece iş arkadaşlarımla sınırlı kalacağını sanıyordum ama işler hiç de öyle gitmedi. richmond taraflarında ufak bir eve yerleşince haftasonları kafa dağıtmak için mahalledeki the white swan adlı mekana gitmeye başladım. başlarda sadece bir içip gazete okuyup kalkıyordum ama sonra her salı düzenlenen gecelerine denk geldim. masada tek başına oturan beni görüp, takımlarında bir kişi eksik olduğu için yanlarına çağıran 'the rusty anchors' isimli bir grup emekliyle tanıştım. hani o ingilizler çok mesafelidir, kimseyi aralarına almazlar algısı var ya, o akşam o masada tamamen yıkıldı. aradan neredeyse üç yıl geçti, şimdi her pazar beraber yiyoruz. geçen sene taşınırken sağ olsunlar hepsi yardıma geldi, gary amca eski arabasıyla kolileri taşıdı. bu kadar içten ve karşılıksız bir kabul beklemiyordum açıkçası. (bkz: ) başlığında anlatılanların aksine, eğer yerel bir pub'da düzenli görünmeye başlarsanız ve o 'are you alright?' sorusuna sadece bir selam değil de içten bir gülümseme eklerseniz, kapılar ardına kadar açılıyor. burada 'community spirit' dedikleri o mahalle ruhu hala çok canlı, yeter ki o ilk adımı atacak cesaretiniz olsun. benim için bu deneyim, yurtdışında yaşamanın en büyük zenginliklerinden biri oldu.
gul tayfasi18 Eki 2026 02:23