almanya'da plansız bir tren yolculuğunun güzelliği
geçen hafta sonu münih'ten s6 ile son durağa kadar gidip starnberger see tarafına vurdum kendimi. aslında niyetim sadece biraz kafa dinlemekti ama bavyera'nın o meşhur orman yolları insanı bir şekilde içine çekiyor. türkiye'deyken doğaya çıkmak için araba şarttı, burada ise cebindeki ile en ücra köye bile ulaşıp oradan bir tabelasını takip etmek yetiyor. insanı en çok şaşırtan şey o mutlak sessizlik. şehirden sadece 40 dakika uzaklaşıyorsun ve kuş sesinden başka bir şey duymuyorsun. tabelalar o kadar nizami ki, kaybolmak istesen de kaybolamıyorsun; her yolun sonunda mutlaka minik bir veya göl kenarında bir bank çıkıyor karşına. ormanın derinliklerinde karşılaştığın teyzelerin, amcaların o meşhur 'servus' veya 'hallo' selamlaşmaları insanı gerçekten buraya ait hissettiriyor. bazen yanıma sadece fırından taze aldığım bir ve su alıp saatlerce yürüyorum. yolların bakımlı olması, her köşe başında bir dinlenme alanı bulunması (bkz: ) dedikleri şeyin tam karşılığı bence. özellikle sonbaharda o yaprakların rengi, her yerin kızıla boyanması insanı resmen bir masalın içindeymiş gibi hissettiriyor. gurbette olmanın verdiği o bazen çöken kasveti dağıtmak için birebir. buradaki düzenin en sevdiğim yanı bu; doğayı sadece izlenecek bir manzara değil, her an erişilebilir ve yaşanan bir alan haline getirmişler. günün sonunda yorgun ama zihnen tertemiz bir şekilde eve dönmek, sanırım bu ülkede yaşamanın en büyük ödülü.
bosver artik12 Eyl 2026 07:02