hollanda'daki buurtkastje kültürü
utrecht’in sakin sokaklarında bisikletle turlarken evlerin ön bahçe parmaklıklarına asılmış o rengarenk ahşap dolaplara rastlamak insanın gününü bir anda güzelleştiriyor. ilk gördüğümde sadece yani o bildiğimiz minik sokak kütüphanelerinden sanmıştım ama içine bakınca olayın çok daha farklı bir boyutta olduğunu fark ettim. bu dolapların asıl adı ve tam bir mahalle dayanışması örneği. içinde neler yok ki; paket paket makarna, konserveler, hijyenik pedler, bazen çocuklar için boyama kitapları, hatta bazen evde fazla yetişmiş bir saksı çiçeği bile görebiliyorsunuz. 'ihtiyacın varsa al, fazlan varsa bırak' felsefesiyle işleyen, kimsenin kimseyi denetlemediği ama herkesin büyük bir saygıyla koruduğu bir sistem bu. geçenlerde mutfak dolaplarını düzenlerken fark ettiğim fazla paket kahveleri ve bir türlü bitiremediğimiz o organik reçeli götürüp bizim sokağın sonundaki dolaba bıraktım. o an kendimi o mahallenin gerçekten bir parçası gibi hissettim, sadece orada yaşayan bir yabancı değil de o küçük ekosistemin bir dişlisi gibi. belki çok büyük bir maddi değeri yok ama o sessiz paylaşım kültürü, insanların birbirine olan güveni gerçekten takdire şayan. (bkz: ) bu tip küçük jestlerle, anonim nezaketlerle kuruluyor bence. avrupa'nın o meşhur soğuk insan imajını bir anda darmaduman eden, gurbetteki yalnızlık hissini azaltan şahane bir detay. en azından bizim mahallede bu işin bu kadar samimi yürümesi bana buraya dair çok büyük bir umut verdi.
bahar kedisi14 Eyl 2026 06:09