ingiltere'de pub quiz gecelerinin birleştirici gücü

london'a ilk taşındığımda ealing civarında küçük bir daire tutmuştum. o zamanlar kimseyi tanımıyorum, işten eve evden işe gidiyorum. bir akşam canım sıkıldı, köşedeki the grange adlı pub'a bir bira içmeye gittim. meğer o akşam varmış. masalar hep dolu, herkes gruplar halinde. tam kalkacakken yan masadaki yaşlıca bir amca "hey, we need an extra brain for the history round, join us!" diye seslendi. böyle başladı her şey. adamların masasına oturdum, meğer hepsi o mahallede 30 yıldır yaşayan emekli öğretmenler, mühendisler falanmış. türkiye'den geldiğimi duyunca genel kültür sorularında coğrafya ve yakın tarih gelince bana paslamaya başladılar. o gece kazanamadık ama numaramı aldılar. sonraki hafta "geliyor musun?" diye mesaj attılar. bir baktım her salı akşamı o masadayım. sadece soru çözmüyoruz; birimiz taşınırken yardıma geliyor, diğeri bahçesinden elmalı tart getiriyor. ingiltere'de insanların soğuk ve mesafeli olduğu söylenir ama bir kez o ortamına girince, mahallenin bir parçası oluveriyorsun. bazen (bkz: ) canımı sıksa da, akşam o masada bir ale eşliğinde şakalaşmak bütün stresi alıp götürüyor. . gurbette insanın ailesi gibi hissettiren, seni sadece sen olduğun için kabul eden bir topluluk bulması gerçekten paha biçilemez bir şeymiş. benim tecrübem böyle, bu samimiyet olmasa sanırım londra benim için çok daha gri bir yer olurdu.
elif ben20 Eki 2026 10:40