ingiltere'de allotment kültürü ve mahalleliyle kaynaşmak
londra'nın o bitmek bilmeyen keşmekeşinden yorulup hampshire taraflarında daha sakin bir yere geçtiğimde kendimi bir anda büyük bir boşlukta bulmuştum. derken belediyeden yani hobi bahçesi sıramın geldiğine dair bir mektup aldım. altı üstü birkaç metrekarelik çamurlu bir toprak parçası ama hayatımı bu kadar değiştireceğini hiç tahmin etmemiştim.
bu bahçeler ingiltere'de resmen kapalı bir kutu gibi duran sosyal hayatın anahtarıymış. ilk gün elimde yanlış seçilmiş bir çapayla toprağı eşelerken yan parseldeki arthur amca yanıma yaklaşıp "evlat, o toprakla kavga edilmez, önce bir çayımızı içelim" diyerek beni derme çatma kulübesine davet etti. o gün bugündür orası benim için sadece sebze yetiştirdiğim bir yer değil, gerçek bir topluluğun parçası olduğumu hissettiğim bir sığınak oldu. (bkz: ) neyse benim için bu bahçe de o oldu. herkes birbirine "bugün ektin mi?" ya da "senin neden bu kadar hızlı büyüdü?" diye sorarken bir bakmışsın akşamüstü termoslardaki çaylar bitmiş, hikayeler paylaşılmış.
hiç unutmuyorum, geçen kış fırtınasında benim derme çatma seram devrilmişti. hafta sonu tamir etmeye giderken bir baktım, hiç tanımadığım üç komşu el birliğiyle serayı kaldırmış, sağlamlaştırmışlar bile. teşekkür ettiğimde "burada böyle yapılır" deyip geçtiler. ingiltere'de o mesafeli, soğuk dedikleri insanların aslında toprağa dokununca ne kadar sıcaklaştığını görmek harika bir tecrübeydi. kendi vatanımdan binlerce kilometre uzakta, bir avuç toprak sayesinde "buraya aitim" diyebilmek benim için paha biçilemez bir duygu. yerel kurallar ve bekleme listeleri için kendi bölgenizin web sitesine bakmakta fayda var, bazen sıralar çok uzun olabiliyor ama değiyor.
begum ayi3 Eki 2026 10:05