kanada'da mahalle bazlı community league kültürü
kanada'ya ilk taşındığımda edmonton'ın o meşhur dondurucu soğuklarına nasıl alışacağım diye kara kara düşünürken, strathcona tarafında bir eve yerleşince karşıma çıkan olayı beni acayip şaşırttı ve mutlu etti. türkiye'deki mahalle muhtarlığı gibi resmi bir kurum sanmıştım başta ama alakası yokmuş, tamamen gönüllülük esasıyla dönen devasa bir sosyal ağmış. yıllık çok cüzi bir üyelik ücreti, yanılmıyorsam aile başı 40 dolar gibi bir şey ödedik ve kapılar bir anda açıldı. kışın -25 derecede mahallenin ortasındaki o devasa buz pistini yine mahalleli amcalar, teyzeler sırayla hortumla sulayıp hazırlıyor. elinde kahve termosuyla gelen komşunla o pistin kenarında ateş yakıp sohbet ediyorsun. kimse kimseye yargılayarak bakmıyor; herkes sadece o anın ve topluluğun tadını çıkarıyor. yazın da durum farklı değil. yerel parklarda düzenlenen etkinliklerinde belediye başkanıyla yan yana kuyrukta bekleyip krep yiyebiliyorsun. geçenlerde bizim binasında bir eşya takas günü yapıldı; ihtiyacım olmayan sapasağlam bir kamp sandalyesini bıraktım, yerine mutfağım için harika bir döküm tava aldım. bu sistem sayesinde aslında gurbette olduğumu unutturan bir aidiyet hissettim. özellikle yeni gelenler için sosyalleşmek, o meşhur kanada nazikliğini yerinde görmek için muazzam bir kapı. insanların bireyselliğe bu kadar önem verdiği bir coğrafyada, mahalleli olmanın bu kadar kurumsallaşmış ve sıcak bir hal alması benim buraya bakışımı çok değiştirdi. evde tek başına oturup karın yağışını izlemek yerine, komşularla bir araya gelip ortak bir şeyler üretmek gerçekten ruh sağlığına çok iyi geliyormuş. en azından benim yaşadığım bölgede bu kültür hala çok canlı.
sesi pasa12 Eki 2026 08:29