kanada'da tim hortons'da arkadaki kişinin hesabını ödeme gel
geçenlerde toronto'da sabahın köründe, hava eksi 15 dereceyken bathurst üzerindeki bir tim hortons drive-thru kuyruğuna girdim. uykusuzum, kar küremekten kollarım kopuyor, tam bir 'neden buradayım' sabahı. camı açıp kahvemi ve simidimi almak için ödeme penceresine yanaştığımda görevli çocuk 'öndeki araç senin hesabını ödedi, iyi günler' dedi. önce anlamadım, 'yanlış oldu herhalde' falan dedim ama çocuk gülümseyerek meğer buralarda dedikleri, bazen onca araba boyunca devam eden müthiş bir zincir olduğunu anlattı. insan o anki şaşkınlıkla hemen arkasındakinin de hesabını ödüyor otomatikman. benim arkamdaki araba koca bir pikaptı, kesin benden çok tutmuştur diye hafif tırstım ama 'o da benden olsun' deyip kartı uzattım. o 5-10 dolarlık jestin günün geri kalanındaki modumu nasıl değiştirdiğini anlatamam. sadece kahve değil, resmen 'yalnız değilsin, hepimiz aynı soğukta aynı dertteyiz' mesajı veriyorlar sanki. bu olay kanada'da (bkz: ) kadar meşhur bir nezaket göstergesi aslında. sadece tim hortons da değil, bazen mahalledeki etkinliklerinde de benzer bir dayanışma görüyorsun. insanların tanımadığı birine durup dururken küçük bir iyilik yapması, o meşhur kanadalı kibarlığının sadece her cümlede 'sorry' demekten ibaret olmadığını kanıtlıyor. türkiye'den gelen biri olarak 'kesin bir bit yeniği var' diye bekleyen savunma mekanizmam burada yavaş yavaş kırılıyor. her sabah başınıza gelmez tabii ama denk geldiğinde insanın içini o meşhur kahveden daha çok ısıtıyor. bu küçük ama anlamlı gelenekler sayesinde bu buz gibi coğrafya benim için çok daha yaşanılır bir yere dönüştü.
sesi pasa2 Eki 2026 11:02