ingiltere'de ev kiralama işkencesi

ingiltere'ye ilk geldiğimde her şeyin üzerinden tıkır tıkır işlemesine tav olmuştum ama ne zaman ki ev arama işine girdim, işte o gün sistemin karanlık yüzüyle tanıştım. hani (bkz: ) diye bir gerçek var ya, londra veya manchester gibi bir yerde ev aramak da resmen modern kölelik testi gibi bir şey. önce veya üzerinde pusuya yatıyorsun. ilan düşer düşmez emlakçıyı araman lazım, mail atarsan geçmiş olsun o ev çoktan gitmiş oluyor. hadi bir mucize oldu randevu aldın diyelim, eve bir gidiyorsun kapıda 15-20 kişi sıra bekliyor. kendimi iş mülakatında gibi hissediyorum; "evcil hayvanınız var mı?", "maaşınız kiranın 30 katı mı?" gibi sorular havada uçuşuyor. en bombası da şu teklif verme olayı. ilandaki fiyat sadece bir başlangıç rakamıymış gibi, millet birbirinin üstüne çıkmak için "ben ayda 200 pound fazla veririm", "ben bir yıllık kirayı peşin ateşlerim" diye haykırıyor. bir keresinde ealing tarafında küçücük, rutubet kokan bir stüdyo daire için açık artırmaya girdik resmen. bir de üstüne o bitmek bilmeyen süreci var. gibi platformlardan gelen mailler, eski ev sahibinden referanslar, iş yerinden bordrolar derken ruhunu teslim ediyorsun. eve bir giriyorsun, pencereler hala , içeride hafif bir küf kokusu, banyoda o meşhur halılar... evet, sene 2024 ve hala banyosunda halı olan evlere dünyanın parasını istiyorlar. bu süreci kazasız belasız, akıl sağlığını yitirmeden atlatan var mı aranızda merak ediyorum. sizde de mi süreç bu kadar sancılı geçti yoksa ben mi çok kısmetsizim?
arda kral23 Eki 2026 09:03