buraya ilk adım attığımdan beri evrak işleriyle uğraşmaktan saçlarımda beyazlar arttı diyebilirim. ingiltere bürokrasisi dışarıdan çok sistemli görünse de içine girdiğinde o hantal…
buraya ilk geldiğimde yaşadığım en büyük şoklardan biri 'adres kanıtı' meselesiydi. cebimde param var, vizem var, işim gücüm hazır ama bankalar yüzüme bakmıyor çünkü henüz üzerime kayıtlı fatura yok. …
taşındığımdan beri beni en çok şaşırtan ve "vay be adamlar yapmış" dedirten şey kesinlikle şirketinin eve kadar gelip kargo alma hizmeti oldu. türkiye'deyken kargo göndermek ya da i…
buraya ilk geldiğimde her şeyin tıkır tıkır işleyeceğini sanıyordum ama ile tanışınca ingiliz bürokrasisinin ne kadar yavaş ve detaycı olduğunu acı yoldan öğrendim. vize süreçlerin…
geçen hafta sonu manchester'dan trenle peak district tarafına, edale'e geçeyim dedim. amacım sadece biraz kafa dinlemekti ama ingiltere'nin o meşhur ağının içine düşünce olay b…
o yollar bazen öyle bir çamura batıyor ki insanın uygun ekipmanı olmadan yürümesi imkansız hale geliyor. ama o shere köyü civarındaki rotalar gerçekten insana her şeyi unutturur. trenle dönüşte o çamu…
ingilizlerin o meşhur mesafeli duruşunu kıran yegane şeyin toprakla uğraşmak olması çok garip değil mi? normalde trende göz göze gelmemek için şekilden şekle giren adamlar, bahçede elinde (gbkz: pruni…
ingiltere'ye ilk geldiğimde her şeyin üzerinden tıkır tıkır işlemesine tav olmuştum ama ne zaman ki ev arama işine girdim, işte o gün sistemin karanlık yüzüyle tanıştım. hani (bkz: alma…
taşınmadan önce türkiye'den kalma bir alışkanlıkla yanımda şeffaf dosyalara istiflenmiş onlarca evrak, ikametgahlar, noter onaylı çevirilerle gelmiştim ama daha ilk haftadan hepsinin boşuna olduğunu a…