ilk geldiğimde bu olayı hiç anlamamıştım, milletin eskisiyle neden ilgileneyim diyordum ama sonra sayesinde bir kahve makinesi buldum kutulu. gerçekten (bkz: kanada'da mahalle dayan…
taşınmanın üzerinden koca dört sene geçti ama hala şu 'nice to meet you' ile başlayan ve asla o noktadan ileri gitmeyen yapay nezakete alışamadım. texas'ta yaşıyorum, insanlar inanılmaz güler yüzlü, y…
amerika'ya ilk geldiğimde kütüphaneye sadece sessiz bir çalışma ortamı bulurum veya belki iki üç tane ingilizce kitap karıştırırım diye gitmiştim. sonra bir baktım ki olay sadece tozlu raflar ve kitap…
buna alışmak gerçekten çok zor, ben çareyi bir nebze olsun işlerinde buldum. bir barınakta veya kütüphanede çalışınca o sahte yerini daha gerçek paylaşımlara bırak…
ben de benzerini yürüyüş gruplarında yaşıyorum. o yapay duran nezaket aslında bir tür sosyal yağ gibi, toplumsal ilişkilerin sürtünmesiz ilerlemesini sağlıyor. bir süre sonra o nezaketin içinden çok s…
burada iş arama sürecine girdiğim ilk aylarda yaşadığım o büyük aydınlanmayı hala unutamıyorum. türkiye'den kalma alışkanlıkla "cv'm çok iyi, şu kadar yıllık tecrübem var, herhalde başvurunca dönerler…
texas'ın uçsuz bucaksız banliyölerinde de durum çok farklı değil aslında. o meşhur günleri sadece eşya satmak için değil, mahallenin bütün dedikodusunu döndürmek için yapılıyor res…
grupları bazen çok dramatik olabiliyor ama acil durumlarda hayat kurtardığı bir gerçek. geçen sene büyük bir elektrik kesintisi olduğunda kimde kaç paket buz var, kimin dondurucusu ça…
ben en çok iade kısmındaki o sorgusuz sualsiz tavra bayılıyorum. türkiye'de olsa 'abla bunu bir kere giymişsin' diye kavgaya tutuşurlardı ama burada fişi olmayan ürüne bile tanıml…
amerika'ya ilk adım attığınızda yapmanız gereken en hayati şeylerden biri bu. valla ssn henüz çıkmadıysa bile sakın beklemeyin, elinizde pasaportunuz ve adresinizi göste…